29 Kasım 2012 Perşembe

En Leziz Alışveriş Kulübü


Bilen bilir, gören görür; unnado.com ile alışverişe çıkan hep en uygun fiyatlısını bulur! Yalnız şimdiden uyarayım, bu alışveriş kulübünde dolaşırken kendinizi  kaybedebilirsiniz. Kendiniz ve çocuğunuz için alışveriş yapmaya doyamayacağınız unnado.com, ebeveyn olmaya doğru giden yolu bakın nasıl anlatmış!



Bu leziz videonun sahibi unnado.com; bakmaya doyamayacağınız, gezerken içinizin gideceği, ailelere özel bir alışveriş kulübü... Birbirinden sevimli ürünleri ve özel kampanyalarıyla unnado.com ’da tadından yenmez bir alışverişe çıkmaya hazır olun! Çocuğunuzun ihtiyaçlarını a’dan z’ye düşünen bu kulüpte alışveriş yapmanın tadı damağınızda kalıyor.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

14 Kasım 2012 Çarşamba

ISLAK KEK

Blog yazmanın verdiği bir özellik olsa gerek farklı tatlar ,farklı lezzetler arayışına girmek.Bazen ufacık bir malzemenin sırası bile  bu ,tarif o tarif mi ? dedirtebiliyor insana.Demirbaş bir kaç tarifim dışında sürekli değişik tarifler denerim.Sonrada tarif defterime not düşerim bir öğretmen edasıyla :)orta ,iyi,süper diye...Hatta çok çok beğendiysem bir tarifi yanına beş yıldız atarım:)
İşte bu tarifte o beş yıldızlı tariflerden biri:)şimdiye kadar denediğim tüm ıslak keklerin pabucunu dama attırdı desem abartmış olmam:)fotoğraf çekmek için iki dilimi zor kurtardım eşim ve oğlumdan:)))
Artık favori ıslak kekim bu tabi daha iyisini bulana kadar:)
ISLAK KEK
Malzemeleri;
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı süt
  • yarım su bardağı sıvı yağ
  • 2 su bardağı un 
  • 50 gr kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
Sosu;
1 su bardağı süt
yarım su bardağı şeker
yarım su bardağı sıvı yağ
1 yemek kaşığı kakao
HAZIRLANIŞI;
Yumurta ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar iyice çırpıyoruz.Kalan sıvı malzemeleri süt ve yağı eklendikten sonra un,kakao,kabartma tozu ve vanilya tozunu karışıma ilave ediyoruz.Tüm malzemeleri homojen bir karışım olana kadar çırpıp uygun bir fırın tepsisine hamuru boşaltıyoruz.Hamur çok koyu değil endişe etmeyin.
170 derecede önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 30 dkda pişiriyoruz.Kek pişerken sos için gerekli malzemeleri bir tencereye alıp kısık ateşte şeker eriyene kadar karıştırarak ısıtıyoruz.Sosu kaynatmıyoruz.
Fırından çıkan kekimizin ilk sıcaklığı geçtikten sonra sosumuzu döküp kekimizi dilimliyoruz.Keki hemen dilimlememizde ki sebep sosun kekle iyice bütünleşmesi.
Not:keki pişirirken borcamın en büyük yuvarlak tepsisini kullandım tam geldi.
Kek yaparken unutmamamız gereken en önemli kural malzemelerin oda sıcaklığında olması yoksa iyi sonuç alamayız.
Afiyet olsun:)



16 Ekim 2012 Salı

Bernardo'dan Satın Aldığınız Yemek Takımınızın Kırılan Parçaları İçin Üzülmeyin!


Beğenerek aldığımız ve severek kullandığımız yemek takımlarımız hepimiz için çok kıymetli. Bir parçası dahi kırılsa, günlerce kafamıza takabiliriz; fakat Bernardo, yemek takımınızın kırılan parçalarını tamamlıyor! Bernardo’dan satın aldığınız 12 kişilik yemek takımları 5 yıl boyunca, 6 kişilik yemek takımları ise 2 yıl boyunca parça tedariği kapsamına giriyor. Böylece yemek takımızın kırılan parçalarını tamamlayabiliyorsunuz. Üstelik daha sık kullandığınız kayık tabak, servis tabağı gibi parçaları da ek olarak satın alarak takımınızı zenginleştirebiliyorsunuz.

Bernardo’yu tercih etmek için şimdi çok daha fazla sebebiniz var!

Bernardo; şık tasarımları, üstün kalitesi ve zarafetiyle büyüleyen yemek takımlarının yanı sıra şimdi müşterilerini yepyeni ürün ve hizmet standartlarıyla tanıştırıyor.

Bernardo sağlığınızı önemsiyor!

Günümüzde pek çok üretici maliyeti düşürmek amacıyla yemek takımlarının üretiminde ağır metaller kullanıyor. Sırların ve desenlerin daha düşük sıcaklıklarda sabitlenmesini sağlayan ağır metaller, zamanla eriyerek yiyeceklere karışıyor ve kalp-damar hastalıklarına yol açabiliyor.

Bernardo ise %100 sağlıklı ham madde ve üretim süreciyle sağlığınızı önemsiyor. Siz de Avrupa standartlarına uygun ve Tarım Bakanlığı’ndan onaylı ürünler sunan Bernardo’ya kuşkusuz güvenebilirsiniz.

Fikriniz değişirse de üzülmeyin Bernardo değiştiriyor!

Diyelim ki Bernardo’dan bir yemek takımı aldınız; fakat birkaç yıl sonra fikrinizi değişti, trendler farklılaştı. Sakın üzülmeyin; çünkü Bernardo, ambalajını açmadığınız sürece yemek takımınızı 5 yıl boyunca dilediğiniz bir model ile değiştiriyor.

Kargo sigortasıyla evinize gönderiyor!

Bernardo.com.tr’den ya da Bernardo mağazalarından satın aldığınız ürünler kargo süresince Bernardo tarafından sigortalanıyor. Kırık veya hasarlı çıkan ürünler Bernardo tarafından değiştiriliyor.

Bernardo'yu Facebook'ta takip edin, yeniliklerden ilk siz haberdar olun : https://www.facebook.com/bernardosofratasarimuzmani



Bir bumads advertorial içeriğidir.

18 Eylül 2012 Salı

AJVAR SOS VE NİHAYET TATİL BİTER...


Uzun bir yaz tatili sonunda nihayet bugün yeni eğitim ve öğretim yılı başladı...Nihayet dememde bir isyan algılamayın sakın:)yaz tatili boyunca sbs sonucu beklemek sonrasında hangi okul derdine düşmek bizim için epey sancılı bir süreçti.Bunun yanında birde şu 4+4+4 karmaşası:(önümüzde ki yıl 66 aylık olacak kızımın kreş sürecini anaokuluna çevirmek uygun anaokulu aramak orda bile kuraya girmek...bütün bu süreci bugün kızımı ve oğlumu okullarına bırakıp sonlandırdık nihayet...
Oğlumun 9.sınıf öğrencisi olduğuna hala inanamasamda mutluluk ve gurur iki duyguyu aynı anda  yaşadık...Prenses zaten bir haftadır uygulama sınıfına gidiyordu hayatından çok çok memnun sabahın köründe kalkıp okula gitmek için sabırsızlanıyor:)
Bende bugün evde ki sessizlikten faydalanıp ajvar sos hazırlamaya koyuldum hemen...Ben bu sosa bayılıyorum hem kahvaltılık hem meze olarak kullanabilirsiniz.Mevsimin son patlıcan ve domateslerini değerlendirmek istiyorsanız işte tarifi...

AJVAR SOS

  • 2 adet iri kemer patlıcan
  • 4-5 adet domates
  • 3 adet kırmızı biber
  • 1 adet iri soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 adet havuç
Hazırlanışı;
Patlıcan ve kırmızı biberleri közlüyoruz.Soğanları piyazlık doğrayıp sıvıyağda soteliyoruz.Sarımsakları ve rendelenmiş havucu  ilave edip sotelemeye devam ediyoruz.Domatesleri rondadan geçirip ekliyoruz.Domatesler suyunu çekene kadar orta ateşte pişiriyoruz.Sosumuz koyulaşınca közlediğimiz patlıcan ve biberleri küp küp doğrayıp ilave ediyoruz.Tuzunu ve biberini ilave edip 5 dk daha kaynatıp ocaktan alıyoruz.Blendırdan geçirip servis ediyoruz.
Ben kışlık hazırlayacağım zaman sosu tekrar kaynatıp kaynar kanar kavanozlara doldurup ağzını sıkıca kapatıp ters çeviriyorum.Soğuyunca serin bir yerde muhafaza ediyorum.Ama kavanoz kapağınız mutlaka yeni olmalı.
Afiyet olsun...

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Vazgeçilmez Lezzet Çorba

ben çorba severim
Kim acıktığı zaman dumanı üzerinde tüten bir tas çorbaya hayır diyebilir ki? Üşüyünce, geniş sofralarda buluşunca, hafif bir şeyler yemek isteyince, hastalanınca yardımımıza koşan çorba, Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri. Üstelik, hafif ve doyurucu yapısı sayesinde üç öğünde de zengin çeşitleriyle sofralarda yerini alıyor.

Çorba kelimesinin kökeninin ise Farsça "tuzlu haşlama" anlamında kullanılan "shorba"dan geldiğini biliyor muydunuz?

İyi beslenme anlamına gelen Sû ve Pô kelimelerinden türeyen çorba kelimesinin kökeni Sanskritçe'ye kadar dayanıyor.

Çorba: 10 bin yıldır tüketilen bir besin!

Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde bile çorba hazırlandığını ve içildiğini gösteren kayıtlar mevcut. Et ve sebzeyle birlikte pişirildiğinde, malzemelerinin sahip olduğu besin değerlerinin bütünlüğünü taşıyan çorba, o tarihlerden günümüze kadar sofraların en değerli besinlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Türk Mutfağı'nın da yıldızı

Dünyanın sayılı mutfaklarından birine sahip Türkiye ise çok zengin bir çorba kültürüne sahip... Mutfaklardaki altın standardın temsilcisi ev yapımı çorbaların yanında, klasik ve yöresel pek çok çeşidiyle hazır çorbalar tüketicilere mutfakta saatler harcatmadan, ailelerinin seveceği lezzetli ve değişik tarifler sunuyor.

Hazır çorbalar, her geçen gün tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda geliştirilirken, geniş ürün yelpazesiyle tüketicilerin hijyenik koşullarda taze ve kaliteli malzemeler kullanılarak hazırlanan birbirinden farklı lezzetleri güvenle tüketmelerini sağlıyor.

Tarhanaya Dünyanın İlk Hazır Çorbası demek mübalağa sayılmaz…

Çorbayı oluşturan malzemelerin başında gelen yoğurdun çorba kültürüne kattığı en büyük eser, kuşkusuz tarhanadır. Bir zamanlar göçebe atalarımızın hazır yemeği olan tarhana, hala her zaman ve her yerde çabucak lezzetli bir yiyeceğe dönüşebilecek, taşınması ve saklanması en kolay ve muhteşem üründür.

Tıpkı tarhana gibi, hazır çorbalar da mevsiminde toplanan ve özenle seçilen sebze ve baharatların yüzyıllardır uygulanan, tamamıyla doğal bir koruma yöntemi olan kurutma işlemine tabi tutulması ve harmanlanmasıyla üretiliyor.

Yazın da çorba içilir

Çorba denilince çoğumuzun aklına dumanı tüten sıcacık bir tabak gelse de, Anadolu ve Türk mutfak kültüründe soğuk çorbaların da ayrı bir yeri vardır. Özellikle soğuk ayran kullanılarak
yapılan çorbalar, serinletici özellikleriyle yaz günlerinin hafif ama keyifli yiyeceklerine dönüşüyor. Bu tür çorbaların en başında Sivas'ta yapılan bulgurlu pazılı soğuk çorba ile buğday ve ayranla yapılan soğuk çorba yani ayran aşı çorbası geliyor. Sivas'ta pazı katılan soğuk çorbanın diğer bölgelerdeki yöresel çeşitlerine sarımsak ve nane gibi baharatlar eşlik ederken, kimi bölgelerde ise salatalık gibi yaz sebzeleri eklenebiliyor.

Siz de bir çorba severseniz lezzet dolu çorba dünyasını keşfetmek için www.bencorbaseverim.com adresini ziyaret edin…


Bir bumads advertorial içeriğidir.

17 Ağustos 2012 Cuma

YOĞURTLU SOĞAN SALATASI

Taze soğanı tek başına bir  salata olarak denediniz mi hiç? denemediyseniz işte en pratiğinden yoğurtlu soğan salatası...ama mümkünse hafta sonu yapıp yiyin:))
Malzemeler;
*1 demet taze soğan
*1kase yoğurt(süzme olursa daha iyi olur)
*2-3 diş sarımsak ,tuz
Hazırlanışı;
Soğanlar yıkanıp temizlenir.İnce ince doğranır.Sarımsaklar dövülür yoğurdun içine katılır.Soğanla yoğurt karıştırılır.Soğuk servis edilir...

9 Ağustos 2012 Perşembe

Ramazan Ayı'nda Bir Çocuğumuzu da SEN Güldürmek İster misin?


LÖSEV, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 11.500 lösemili aileye mutluluk kolileri dağıtıyor.

Vakıf, zorlu tedavi sürecinden geçen lösemili ve kanserli çocukların moral kazanmaları için Türkiye’nin dört bir yanında Ramazan’da iftar yemekleri de düzenleyerek yüzlerce aileye ulaşıyor. Eğer sen de bir koli mutluluk armağan etmek istersen farklı paketlerdeki yardım seçeneklerinden en uygununu seçip bu kutsal ayda desteğini gösterebilirsin.

Detaylı bilgi için www.losev.org.tr sitesi veya www.facebook.com/losev0660 Lösev Facebook sayfasını ziyaret edebilirsin. Lösev’i Twitter’da da @losev1998 hesabından takip edebilir, #LosevHayatVerir hashtag’i ile paylaşımlarınla destekleyebilirsin.




Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

3 Ağustos 2012 Cuma

ŞEKERPARE

İtiraf ediyorum şerbetli tatlılara karşı özel ilgim var benim:)bu akşam gittiğimiz iftar yemeğinde bir tabak kadayıf dolmasını nasıl yedim onca yemeğin üzerine kendi kendime hayret ediyorum utanmasam bir porsiyonda eve alıp yiyecektim :)tamam sütlü tatlılarıda seviyorum ama Ramazan ayında sütlü tatlı kesmiyor beni nedense:)))
Daha önce birçok şekerpare tarifi uyguladım ama içlerinde en pratik ve en lezzetlisi bu...
ŞEKERPARE
  • 2 yumurta
  • 250 gr tereyağ yada margarin(sana hamur işi kullandım)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un
  • üzeri için fındık ,fıstık
Şerbeti için
  • 3 su bardağı şeker
  • 3.5 su bardağı su
  • yarım limon
Hazırlanışı;
Tatlımızı hazırlamadan önce şerbetini hazırlayıp ılıtmamız lazım.Bunun için bir tencereye su ve şekeri alıp kaynatıyoruz şerbet kıvam alınca bir iki damla limon suyu sıkıp ocaktan alıyoruz.Şerbetimiz ılınırken şekerparemizi hazırlayalım.
Oda sıcaklığındaki margarin ,yumurta ve sıvıyağ beraber çırpılır homojen bir hale getirilir.Un ,kabartma tozu ve vanilya eklenerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edinceye dek yoğurulur.Yoğurduğumuz hamuru 15-20 dk buzdolabında dinlendirip hamurdan parçalar koparıp minik yuvarlaklar yapıp yağlanmış tepsiye diziyoruz.Ortalarını fındık veya fıstık hangisi varsa birer tane batırıyoruz.Yuvarlaklarımız cevizden küçük olacak özelliği küçük olması.Aksi halde şerbeti iyi çekmiyor.
Hazırladığımız şekerpareleri önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
Fırından çıkardığımız şekerparelerin üzerine ılık şerbetimizi gezdiriyoruz.Üzerine bir tepsi kapatıp şerbeti çekmesini bekliyoruz.
Şerbet az gibi gelebilir gözünüze hiç endişe etmeyin tatlı hepsini çekiyor.Şerbeti bol bir tatlı oluyor.Bu malzemedende epeyce çıkıyor bereketli bir tatlı ben bir daha ki sefere yarım ölçü yapmayı düşünüyorum bu ölçü bize çok geldi:)


1 Ağustos 2012 Çarşamba

ÇÖKERTME KEBABI(bodrum kebabı)

Adının kebap olduğuna aldanıp zor bir tarif sanıyorsanız şimdiden söyleyeyim yanılıyorsunuz:)Kimi yerde bodrum kebabı kimi yerde ise  çökertme kebabı olarak biliniyor.Yoğurtlu ya da yoğurtsuz tercih size kalmış ben ikisinide fotoğrafladım görmeniz açısından.İftar ve davet  sofralarınız için hem şık hem doyurucu bir lezzet...
ÇÖKERTME KEBABI(bodrum kebabı)
  • 500 gr bonfile 
  • 3 adet iri patates
  • 1 yemek kaşığı salça
  • tuz,karabiber,kekik
  • sıvıyağ
  • yoğurt(isteğe bağlı)
Hazırlanışı;
Etlerimizi kuşbaşı yada şeritler halinde doğruyoruz.
Yağsız tavada çok az sıvı yağ ile harlı ateşte kavuruyoruz.Rengi döndükten sonra ocağın altını kısıp üzerini kapatıp pişmeye bırakıyoruz.Suyunu çekince salça ve baharatlarını  ilave edip kavuruyoruz sıcak su ilave edip pişirmeye devam ediyoruz.Etlerimiz pişmeden kesinlikle tuzunu atmıyoruz ki sertleşmesin.Ben ocaktan indirceğime yakın tuzunu ekliyorum.
Patateslerimizi rendenin büyük tarafı ile rendeliyoruz en az 20 dk suyun içinde bekletiyoruz sonrasında süzüp musluğun altında iyice yıkıyoruz ki nişastası kalmasın patateslerin çıtır olması için en önemli nokta bu.
Suyunu süzdürdüğümüz patatesleri kızgın yağda kızartıyoruz dikkat edin fazla kızarmasın.
Servis tabağımıza önce patatesleri üzerine etleri alıp sıcak  servis ediyoruz.Yoğurtlu isteyenler için  patateslerin üzerine yoğurt yoğurdun  üzerine et olacak şekilde servis ediyoruz.



29 Temmuz 2012 Pazar

İSLİM KEBABI

Günler hızla geçiyor mübarek Ramazan ayının 10.gününe geldik bile.İftara ne pişirsem diye düşünüp dururken birden aklıma uzun zamandır islim kebabı yapmadığım geldi hemen sıvadım kolları tabi:)Patlıcan yemeğinin her türlüsünü seven biri olarak patlıcanın en lezzetli olduğu bu günlerde bol bol yemek ve salata olarak değerlendiriyorum.Aslında kızartmadan yana değilim ama bu tarz yemeklerde kızartma olmadan lezzetli olmuyor.İşte tarif...

İSLİM KEBABI(4 kişilik)
Malzemeler

  • 3 adet iri kemer patlıcan
  • 300 gr kıyma
  • ekmek içi
  • 1 adet soğan
  • tuz,karabiber,toz kırmızı biber(isteğe bağlı baharatlar köfte için)
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2 adet sivri biber
  • 2 adet domates
  • kızartmak için sıvı yağ

Hazırlanışı
Patlıcanları alacalı soyup uzunlamasına şeritler halinde kesiyoruz.Ben bir patlıcanı uzunlamasına 3 şerite böldüm.Çok ince bölerseniz kızartırkende küçüldüğü için güzel olmuyor.Siz patlıcanınıza göre kaça bölüceğinizi ayarlayabilirsiniz.Tuzlu suda yarım saat bekletin.
Patlıcanları kağıt havlu ile kurulayıp iyice kızdırdığımız yağda arkalı önlü kızartalım.Yağını çekmesi için yine kağıt havlu üzerine alalım.
Kıyma,soğan ,ekmek içi ve baharatlarla köfte yoğuruyoruz.Yoğurduğumuz köfteden cevizden irice yuvarlak köfteler hazırlıyoruz.
Köfteleri yağladığımız fırın tepsisinde 180 derecede iyice kurutmadan pişiriyoruz.
Kızartmış olduğumuz patlıcanları uygun bir kasede (çok büyük olmasın)bir birine çarpraz gelecek şekilde koyuyoruz.Ortayada kızartmış olduğumuz köfteyi koyup patlıcanların dışta kalan kısımlarıyla köftenin üzerini kapatıp fırın tepsisine kaseyi ters çevirip yerleştiriyoruz.Üzerine domates ve biberi kürdan yardımıyla oturtuyoruz.Diğer patlıcan ve köfteler içinde bunu uyguladıktan sonra Salçalı sos hazırlayıp üzerlerini geçmeyecek şekilde patlıcanların üzerine gezdiriyoruz.
180-200 derecede önceden ısıtılmış fırında 15 dk pişiriyoruz.
Yanında bulgur yada prinç pilavı ile Sıcak servis ediyoruz.

26 Temmuz 2012 Perşembe

Revani


Yıllardır tek bir fire bile vermeden yaptığım bir tarif bu . Ramazan geldimi bizim evin en çokta eşimin favori tatlısıdır.Yazın biraz ağır oluyor ama yanına kaymaklı dondurmayla lezzetine lezzet katıyor...
işte tarifi ...

REVANİ

Hamuru için malzemeler
  • 3 yumurta
  • 1su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı şeker
  • yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 2 su bardağı irmik
  • 1 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu ve vanilya

şerbeti için malzemeler
  • 5 su bardağı toz şeker
  • 5 su bardağı su
  • yarım limon
Yumurta ve şeker çırpılır .Yoğurt ve sıvı yağ eklenir .İrmik ,un ,kabartma tozu ve vanilyada eklenir koyu kek kıvamında bir hamur elde edilir.Yuvarlak orta boy bir tepsiye dökülür 200 derecede ısıttığımız fırında pişirilir ve soğumaya bırakılır.
Şerbeti için bir tencereye su ve şeker koyulup kaynatılır şerbet koyulaşmaya durunca bir kaç damla limon sıkılıp şerbet ılınmaya bırakılır.
Şerbetin ilk sıcağı çıkıp ılınmaya durunca soğumuş olan revaninin üzerine dökülür.Dilimlersek şerbeti daha güzel çeker.Üzerine bir tepsi kapatıp şerbeti çekince servise sunabiliriz.
Büyük boy yuvarlak borcama bu ölçü tam geliyor.

MutluMutfaklar'da Ramazan Bir Başka!


Ramazan gelince sofralar şenleniyor, en zorlu yağlar Fairy ile kolayca temizleniyor. Siz de mutlumutfaklar.com’dan lezzetli tarifleri takip edin, bulaşıklarınızı Fairy ile temizleyin!

Mutfaktaki en büyük yardımcınız Fairy'nin hazırladığı mutlumutfaklar.com, ramazanda da işinizi kolaylaştırmaya devam ediyor. Birbirinden lezzetli iftar yemekleri ve sahur önerileri mutlumutfaklar.com’da bir ay boyunca en büyük yardımcınız oluyor. Siz hanımlar için birçok seçeneği bir arada sunan MutluMutfaklar, “İftara ne pişirsem?” sorunuzu cevaplıyor. Size de sadece damak tadınıza göre istediğinizi seçmek kalıyor.

Bu sene ramazan yine sıcak yaz aylarına geldiği için soğuk çorbalar adeta bir kurtarıcı gibi… İşte MutluMutfaklar’dan hem pratik hem de lezzetli bir tarif olan soğuk dırma çorbasının yapılışı:

Soğuk dırma çorbası

1/2 kg yoğurt
2 su bardağı buğday
1/2 demet maydanoz
2 çay kaşığı tuz

Buğdayı yarım saat haşlayın. Ocağın altını kapatıp soğumaya bırakın. Ardından yoğurdu ayran kıvamından koyuca sulandırıp buğdaya ekleyin. Tuzu katıp birkaç dakika karıştırdıktan sonra üzerini maydanozla süsleyerek servise hazır hale getirin.

Soğuk dırma çorbası ve lezzetli daha birçok tarife mutlumutfaklar.com’dan ulaşmak mümkün. Marifetli hanımlar tarifler sayesinde lezzetli yemekler yapıyor ve kalabalık iftar davetleri düzenleyerek sofraları şenlendiriyor. İş bulaşığa gelince de en zorlu yağlar Fairy ile temizleniyor. Fairy Platinum, özel formülü ve 3 bölmeli sıvı içeriği sayesinde hem bulaşıklardaki hem de makinenizdeki yağları temizleyip bulaşıklarınızı pırıl pırıl yaparken siz sadece sevdiklerinizle birlikte iftar sofranızın keyfini çıkarırsınız.



Ramazana özel sürprizlerinden faydalanmak için siz de Fairy’yi Facebook sayfasından ve mutlumutfaklar.com’dan takip edin, temizlik gücünü daha yakından tanırken aynı zamanda hediyeler kazanın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

24 Temmuz 2012 Salı

ÜZÜM HOŞAFI

Çok uzun zaman olmuş üzüm hoşafı hazırlamayalı...Çocukluğumun Ramazan günleri geldi aklıma :(Rahmetli babacığım ne çok severdi.Ramazan geldi mi bizim evin olmazsa olmazlarındandı.Ogünleri yad ettim hazırlarken.İnsan eskiye özlem duyuyor zaman zaman...
Hep değişik yemek tarifleri değil arada eski klasik tatlarıda unutmamak lazım.Hazırlaması çok basitte olsa arşivimde olması adına belki birilerinin işine yarar deyip Ramazan lezzetlerine bir yenisini ekliyorum.
ÜZÜM HOŞAFI

  • 1 su bardağı kuru üzüm
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 5 bardak su
  • tarçın,karanfil(opsiyonel)
Hazırlanışı;
Üzümleri yıkayıp ,şekerle birlikte tencereye alıp üzerine suyu ekliyoruz.
Orta ateşte şeker eriyene kadar arada karıştırıp 15-20 dk kaynatıyoruz.
İsteğe bağlı içine karanfil yada kabuk tarçın ekleyebilirsiniz.
Ben piştikten sonra içine kabuk tarçın atıp 2-3 saat bekletiyorum sonra çıkartıyorum hafif aroması geçiyor tavsiye ederim.
Soğuk olarak servis ediyoruz.

23 Temmuz 2012 Pazartesi

HAVUÇLU KABAK TARATOR

Ramazan ayında bizim evde en çok tüketilen salata çeşitlerindendir Havuçlu kabak tarator.Malum havaların aşırı sıcak olması nedeniyle iftarda daha hafif menüler tercih ediyoruz.Peygamber efendimizin(s.a.v)Kabağı çok sevdiğini öğrendikten sonra   efendimizin sünneti seniyesi olarak düşünüp kabağı yemek olarak yemeyen aile fertlerinede bu şekilde salatalarda sevdirmeye çalışıyorum.Buda bu salatayı sevmemin farklı bir yönü:)Hem lezzetli hem pratik denemek isterseniz işte tarif...


HAVUÇLU KABAK TARATOR
2 adet havuç
3 adet kabak
yarım demet dereotu
1 kase yoğurt
sıvı yağ
sarımsak(opsiyonel)
yarım su bardağı iri çekilmiş ceviz
tuz
Hazırlanışı;
Havuç ve kabakları temizleyip rendenin iri kısmıyla rendeliyoruz.
Az sıvı yağda suyunu çekene kadar kavuruyoruz bir kenarda soğumaya bırakıyoruz.
Yoğurt isteğe bağlı ezilmiş sarımsak ,tuz,ince ince doğranmış dereotu  ve ceviz karıştırılır.
Hazırladığımız yoğurtlu sos havuç ve kabakla karıştırılır.
Soğuk servis edilir.

22 Temmuz 2012 Pazar

KOLAY SU BÖREĞİ


Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa , Allah onunla ateş arasına ,genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.
(Tirmizi ,Cihad 3,(1624))

Hayırlı Ramazanlar...
Rabbim Ramazan bereketini,huzurunu evlerimizden eksik etmesin.İkinci günüde geride bıraktık elhamdülillah...Sahur ve iftar sofralarında ikram edebileceğiniz hafif ve kolay bir börek tarifi var bugün sırada.İnşallah Ramazan ayı boyunca daha sık tarif yayınlamaya çalışacağım...


KOLAY SU BÖREĞİ
*6 adet yufka
*3-4 yumurta
*1 su bardağı sıvı yağ
*2 su bardağı süt
İç harcı 
*300 gr yağsız beyaz peynir
*yarım demet maydanoz
Hazırlanışı;
Yumurta,süt ve sıvı yağı homojen bir karışım haline getiriyoruz.
Yağladığımız fırın tepsisine bir yufkayı döşüyoruz tepsiden taşanları kopartıp diğer aşamada kullanıyoruz.İki yufkayı elimizle parçalara ayırıp (çok küçük olmasın)hazırladığımız yumurta,süt,yağ karışımına batırıp tepsiye yayıyoruz.
Ara katına peynir ve maydanozla hazırladığımız iç harcı yayıyoruz.
Tekrar iki yufkayı iri parçalar halinde kopartıp hazırladığımız karışıma batırıp peynirli iç harcın üzerine döşüyoruz.
En üste kalan son yufkayıda düz bir şekilde yayıp kenardan kalanları içine doğru kıvırıyoruz ki ziyan olmasın.Kalan sostan üzerine döküyoruz.180 Derecede önceden ısıtılmış fırında altı üstü kızarana kadar pişiriyoruz.Sıcak servis ediyoruz.

13 Temmuz 2012 Cuma

KÖRİLİ PATATES SALATASI

Köriyi patates salatasına çok yakıştırıyorum.Özellikle et yemeklerinin yanında garnitür olarak kullanabilirsiniz.Benim için tek başına bile bir öğün zaten:)

malzemeler
  • 5 adet orta boy patates
  • 3 -4 adet közlenmiş kırmızı biber
  • 4 dal taze soğan
  • yarım demet maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı köri(toz)
  • limon
  • sıvı yağ
  • tuz,karabiber,kırmızı toz biber
  • nar ekşisi
Hazırlanışı;
Patatesleri haşlıyoruz.Kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz.
Közlenmiş kırmızı biber,maydanoz ve taze soğanı ince ince doğruyoruz patateslerle karıştırıyoruz.
Sıvıyağ,köri,limon ve baharatlarla bir sos hazırlayıp patateslerin üzerine döküp harmanlıyoruz.
isteğe bağlı olarak nar ekşisi ekleyebilirsiniz ben çok az kullandım.
Afiyet olsun...

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Hayata Dair Lezzetler-Kerpe ve Pembe Kayalar


Kerpe İzmit'in Kandıra ilçesine bağlı küçük bir balıkçı kasabası.Karadeniz'in en kuytu koyu olarak tanınıyor İstanbul'a yakınlığı sebebiyle son beş yıldır bizim vazgeçemediğimiz bir yer.Keşke keşfetmek için bu kadar geç kalmasaydık.Çünkü her geçen yıl bir diğerine göre kalabalık oluyor Kerpe.
Bu yıl tatilimizi orda geçirip geçirmeme konusunda oldukça kararsız kaldık çünkü Kerpede belediyenin hummalı bir alt yapı ve yol  çalışması var.Sezona sarkması oldukça kötü olmuş Kerpeye ilk defa gelenler için.Bizim için çokta bir şey farketmedi doğrusu zaten Kerpeyi biliyorduk ve Seneye çok daha güzel bir Kerpenin bizi beklediğine eminiz.
Kerpede tatilinizi geçirebileceğiniz bir çok işletme var.Bizim tercihimiz Erısh Apart Hotel.Daha önce başka işletmelerdede kaldık ama içlerinde en iyisi bence burası:) Apart Hotel  olduğu halde tertemiz ve çok zevkli dizayn edilmiş tatiliniz boyunca lazım olacak herşey en ince ayrıntısına kadar  düşünülmüş...Sabah kahvaltımızı özenle hazırlanmış bir servisle  Hotelin bahçesinde yaptıktan sonra istikamet 40 metre ilerimizdeki plaj:)
Deniz o kadar sığki çocukları bırakıp biz sahildeki çay bahçesinde oturabiliyoruz.Şimdiye kadar gittiğimiz tatil beldeleri arasında en rahat ettiğim yer.
Kerpeye gittiğinizde mutlaka Kerpe Dieme uğrayın.Muhteşem manzarası eşliğinde çayınızı ,kahvenizi yudumlayabilir yada yemek yiyebilirsiniz ama balık dışında sakın bir şey sipariş etmeyin bu kadar güzel bir mekanda menüdeki lezzetlerin yetersiz olması çok ilginç geliyor bana ah ah burası benim olsa demeden geçemiyorum:)))

Kerpe kayalıklarında mutlaka fotoğraf makinanız yanınızda olsun benden söylemesi:)
PEMBE KAYALAR
Kerpeye gidipte çevreyi gezmeden olmaz gezip gördüklerimiz arasında en güzel yer Pembe Kayalardı.İlginç yapısı nedeniyle görülmesi gereken bu kayalar suyun içinde yumuşak çıkarıldıktan sonra sertleşmektedir.Bu özelliği nedeniyle Osmanlı döneminde insan gücü kullanılarak kesilmiş kayalar başta Anadolu hisarı ve Sultanahmet Camii olmak üzere bir çok yapıda kullanılmıştır.



 Yolunuz pembe Kayalara düşerse mutlaka güneşin batışını seyredin.Başka yerde göremeyeceğiniz muhteşem bir günbatımı seyredebilirsiniz.





Ve güneş denizle kucaklaşmak üzere:)

28 Haziran 2012 Perşembe

FALAFEL(Nohut Köftesi)

 Falafel Lübnana  ait bir yemek olarak bilinsede bizim damak tadımızada çok uyan bir ara sıcak...yapım aşaması mücveri anımsatıyor.Bazı tariflerde tahin ve susam kullanılıyor benim tarifimde yok ama ilk fırsatta tahinli olanı denemek istiyorum arada ki lezzet farkını yine burada paylaşırım.Yalnız size küçük bir hatırlatma yapayım :)Falafeli kızartırken karnınız tok olsun yoksa bir bir götürüyorsunuz sıcak sıcak:)

Falafel için gerekli malzemeler

  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 yumurta
  • 1 adet kuru soğan(rendelenmiş)
  • 1 su bardağı un
  • yarım paket kabartma tozu
  • tuz,kimyon karabiber,kırmızı biber
  • maydanoz 
  • kızartmak için sıvı yağ
Hazırlanışı
Haşlamış olduğumuz nohutları rondodan geçiriyoruz,yumurta ve unu  ilave edip tuz ,kabartma tozu ve baharatları ilave ediyoruz.İnce ince kıydığımız maydanozlarıda ilave edip güzelce yoğuruyoruz ele yapışıcak kıvamdaysa azar azar un ilave ediyoruz.Yoğurduğumuz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlıyoruz.Kızgın yağda arkalı önlü kızartıp kağıt havlu üzerine alıp fazla yağını alıyoruz.
Sıcak ve ya ılık olarak  yoğurt ve yeşilliklerle servis edebiliriz.Bu malzemeden 12-13 falafel çıkıyor malzemeyi kişi sayısına göre çoğaltabiliriz.
Afiyet olsun...

15 Mayıs 2012 Salı

ÇİLEK SOSLU MUHALLEBİ


 Çilek mevsimi geçmeden yeni reçeteler arayışı içine girdim yine...Bu sefer ki tarifim çilek soslu muhallebi oldu.Görüntüsüyle cezbeden çilek soslu muhallebi lezzetiylede damakları şenlendiren cinsten:)hafif,lezzetli ve çok pratik tam bir yaz tatlısı...aynı tarifi değişik meyvelerlede denemeyi düşünüyorum bakalım sonuç nasıl olacak...

 ÇİLEK SOSLU MUHALLEBİ

  • 1 lt süt 
  • 1.5 su bardağı toz şeker
  • 3 yemek kaşığı pirinç unu(35 gr)
  • 1 paket vanilya 
Çilek sosu için;

  • 500 gr çilek
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı nişasta(tepeleme)
üzeri için hindistan cevizi
İsteğe göre kasenin dibine kek ve ya kedi dili
Hazırlanışı;
Çilekler güzelce yıkanır suyu süzülüdükten sonra rondada püre haline getirilir.Küçük bir tencerede toz şeker ve nişastayla şekerler eriyip biraz kıvam alana kadar pişirilir.
Muhallebi için süt ,şeker ve pirinç unu bir tencereye alınır.Orta ateşte karıştıra karıştıra pişirilir.Üzeri göz göz olunca ocaktan alınıp soğumaya bırakılır.
Çilek sosumuz ve muhallebimiz ılınınca ,
küçük parçalara ayırdığımız kekimizi çilekli sosa batırıp kasenin dibine yerleştiriyoruz.Üzerine çilekli sos onun üzerine muhallebi tekrar üzerine çilekli sos döküyoruz.Üzerini hindistan cevizi ve çilekle süslüyoruz.Buzdolabında 2-3 saat dinlendirdikten sonra çilekli soslu muhallebimiz servise hazır.

Benden notlar; Kaselerin dibine yerleştirdiğim kek parçaları yerine bebe bisküvisi,kedi dili koyabilirsiniz.Yada hiç bir şey koymadanda yapabilirsiniz.Ben artan pandispanya parçalarımı değerlendirmek adına koydum:)
Bu malzemeden resimde ki kaselerden toplam 8 adet çıkıyor.Kişi sayısına göre malzemeyi ayarlayabilirsiniz.
Afiyet olsun...

11 Mayıs 2012 Cuma

DAMLA SAKIZLI SÜTLAÇ


''İki dua vardır ki , reddedilmez;O dua edenlerle Allah arasında bir perde yoktur.Biri,zulüm gören kişinin duası öbürü de müminin kardeşine gıyabında ettiği dua''
Dualarda unutulmamak dileğiyle Hayırlı Cumalar...

Hep diyoruz ya nerde o eski lezzetler diye işte sütlaç içinde aynı şeyi düşünüyorum yine.Pastörize sütlerle hazırladığımız sütlaçlarla taze inek sütüyle hazırlanmış sütlaçların farkını çocuklarımız anlamayacak bile.Ben kendi çocuklarım adına yazıyorum tabi bunları, aranızda mutlaka hala günlük inek sütü bulanlar vardır.Malesef ben bulamıyorum bulduğumada güvenip alamıyorum yarı su yarı süt şeklinde oluyor genelde:( malesef günümüzde insanoğlu herşeye olduğu gibi sütede hile karıştırır oldu.Annemin pişirdiği mis gibi sütlaçların tadı olmasada pişirdiklerimde, bunu pişirebildiğime yiyebildiğimize binlerce kez şükrediyorum Rabbime bulamayan insanları düşündükçe...İş bu noktaya gelince bazen yemek blogu yazmak bile anlamsız geliyor oda ayrı bir konu :( 
Tarifte damla sakızlı sütlaç dediğime aldanıp tarifi alengirli bir tarif olarak algılamayın sakın.Bildiğiniz sütlaç bu, sadece içinde damla sakızlı vanilya var.Arşivimde tarifi olması adına ekliyorum yine bunu, elbet birilerinin işine yarar...
                                              DAMLA SAKIZLI SÜTLAÇ

  • 1 lt süt
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 türk kahvesi fincanı pirinç
  • 2 yemek kaşığı pirinç unu (tepeleme)
  • 1 poşet dr oetker damla sakızlı vanilin yada bir iki parça damla sakızı
  • üzeri için tarçın
Hazırlanışı;
Prinçleri yıkayıp üç  bardak su ile bir tencerede nişastalı suyunu salana kadar pişirin.
Üzerine sütü ekleyin karıştırın kaynamasını bekleyin.
Prinç ununu  bir kasede tencereden aldığımız sütle ezin kaynayan sütün içine yavaş yavaş dökün bu esnada bir elinizlede sürekli karıştırınki topak olmasın.
Beş dakika kadar bu şekilde kaynadıktan sonra şekeri ve damla sakızı aromalı vanilini ekleyin bir iki taşım daha kaynatıp ocağın altını kapatın .
Ilınınca kaselere paylaştırıp üzerine tarçın serpip servis edin.
Afiyet olsun...

1 Mayıs 2012 Salı

LAHMACUN BÖREĞİ

 Tarifi burada gördüğümden beri denemek için fırsat kolluyordum.Hafta sonu markette lavaşları görünce işte tam zamanı diyerek sepete atmamla bu güzel lezzete kavuşmam bir oldu sanki:)İsminin lahmacun böreği olduğuna bakmayın ev halkı tarafından değişik yorumlarda bulunuldu börek için...Eşim etli pideye oğlum güveçe benzetti:)Lahmacun tadı zaten var adındanda anlaşıldığı üzere:)Tabi yine damak tadı diyorum biz ailecek bayıldıkkkk...
                                                                       

LAHMACUN BÖREĞİ

*8-10 adet  Lavaş
*yarım su bardağı rendelenmiş kaşar
*300 gr kıyma
*2 adet kırmızı biber
*2-3 adet yeşil biber
*2 orta boy domates
*1 adet soğan
*yarım demet maydanoz
*1 su bardağı süt
*1 yumurta
*1 çay bardağı sıvı yağ
*tuz,karabiber,kırmızı pul biber
HAZIRLANIŞI;
Soğan,domates,maydanoz ,yeşil ve kırmızı biber  çok ince olmayacak şekilde rondodan geçirilir.Ayrı bir kapta yumurta ,süt ve yağ beraber çırpılır.İki karışım birleştirilir kıyma tuz ve baharatlar ilave edilip elle yoğurulur.Yuvarlak bir borcam yada fırın tepsisinin altı yağlanır bir tane lavaş koyulur lavaşın üzerine hazırladığımız harçtan güzelce yayılır tekrar lavaş tekrar harç şeklinde bu işlem malzememiz bitene kadar devam ediyor.En üst katı için kıymalı harcın içine kaşar rendesi ilave edip o şekilde harcı yayıyoruz.200 derecede önceden  ısıtılmış fırında 20-25 dk üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.Dilimleyip sıcak yada ılık olarak servis ediyoruz.
Not:Lavaşları marketlerin ekmek bölümlerinde bulabilirsiniz.
Afiyet olsun...

11 Nisan 2012 Çarşamba

PEMBE DÜŞ(frambuaz çikolatalı pasta)

Rengi bile davetkar değil mi? Eğer kilo sorununuz yoksa diyette felan değilseniz  iki koca dilimi rahat rahat yiyebilirsiniz o kadar hafif bir lezzet.Yaz aylarında favori pastam olucak bu pasta sanırım:) tabi birde muzlu böğürtlenli bir tarif var onuda ilk fırsatta paylaşacağım...
PEMBE DÜŞ (frambuaz çikolatalı pasta)


Pandispanyası için gerekli malzemeler(18 cmlik kalıp için)
*3 adet yumurta
*3 Kahve fincanı şeker
*3 Kahve fincanı un
*1 kahve fincanı yoğurt
*1 yemek kaşığı sıvı yağ
*2 yemek kaşığı sıcak su
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
Hazırlanışı:
*yumurtaların sarı ve beyazları ayrılır.
*yumurta beyazları şekerin yarısıyla köpük olana kadar çırpılır.
*Sarılarda şekerin diğer yarısıyla mayonez kıvamına gelinceye kadar çırpılır.
*Yoğurt,sıcak su ve sıvı yağ yumurta sarılarına eklenir homojen bir karışım oluncaya kadar tekrar çırpılır.
*yumurta beyazlarıyla sarıları dikkatli şekilde bir kaşık yardımıyla karıştırılır.Burda dikkat etmemiz gereken beyazları söndürmeden dikkatlice karıştırmak.
*Un,nişasta,kabartma tozu ve vanilya hep beraber elekten geçirilir.Sıvı karışıma yavaş yavaş karıştırarak eklenir.Homojen bir kıvama gelince karıştırmayı bırakıyoruz.Bu esnada asla mikser kullanmıyoruz.
Tabanına yağlı kağıt serdiğimiz bir kelepçeli kalıba yada tepsiye döküyoruz karışımı yan duvarları kesinlikle yağlamıyoruz ki kekimiz yan duvarlara tutunup kabarsın.Önceden ısıttığımız 160-170 derecelik fırında yaklaşık 30 dk pişiriyoruz.İlk 15 dk fırının kapağını kesinlikle açmıyoruz.Eğer fırınınız çok çabuk pişiriyorsa dereceyi azaltıp yavaş yavaş pişirebilirsiniz.
Kekimiz piştikten sonra mümkünse bir gün dinlendiriyoruz katlara ayırırken bu çok önemli çünkü dinlenmemiş pandispanya katlara ayırırken dağılabiliyor.Eğer acilse en az 3 saat buzdolabında bekletelim ki keserken çok dağılmasın.
Kreması için gerekli malzemeler
Beyaz krema(sade pastacı kreması)
*2 su bardağı süt
*1 yumurta
*1/3 subardağı nişasta
*yarım su bardağı şeker
*1.5 yemek kaşığı un(tepeleme)
*1 paket vanilya
*100 ml süt kreması
Pembe Krema (frambuaz çikolatalı pastacı kreması)

*2 su bardağı süt
*1 yumurta
*1/3 subardağı nişasta
*yarım su bardağı şeker
*1.5 yemek kaşığı un(tepeleme)
*1 paket vanilya
*200 gr frambuazlı çikolata
*100 ml süt kreması

İçine koymak için frambuazlı pirinç patlağı


Kremaların hazırlanışı:
Beyaz krema
*krema ve vanilya hariç tüm malzemeler bir tencereye konulur orta ateşte karıştıra karıştıra muhallebi kıvamına gelinceye dek pişirilir.En son vanilyası eklenir.Muhallebi kıvamına gelip göz göz olunca ocaktan indirilir.Soğuması için bir kenarda bekletilir.
*100 ml süt kreması mikserle kıvam alıncaya kadar çırpılır buzdolabında soğutulur.
*Soğuyan iki krema birbirine karıştırılır mikserle pütürsüz olana kadar çırpılır.
Pembe Krema
**krema ,çikolata ve vanilya hariç tüm malzemeler bir tencereye konulur orta ateşte karıştıra karıştıra muhallebi kıvamına gelinceye dek pişirilir.Muhallebi kıvamına gelince ocağın altı kapatılır içine vanilya ve 200 gr frambuazlı küvertür çikolata küçük parçalara ayrılarak eklenir.Çikolatalar eriyene kadar karıştırılır.Kremanın sıcağıyla çikolatalar eriyecektir.Yalnız çikolataları küçük parçalar halinde eklememiz gerek ya da pul çikolata kullanmalıyız.Hazırladığımız kremamızı soğuması için bir kenarda bekletiyoruz.Oda ısısına gelince buzdolabına kaldırıyoruz.
*100 ml süt kreması mikserle kıvam alıncaya kadar çırpılır buzdolabında soğutulur.Hazırladığımız çikolatalı kremaya mikser yardımıyla çırpılarak eklenir.
******************************
Burda iki kremada aynı yöntemle hazırlanıyor birinde çikolata var diğerinde yok isterseniz iki ölçü beyaz krema yapıp ikiye bölüp yarısına çikolatayı eklerseniz daha basit ve hızlı olur.Ben anlaşılması açısından ayrı ayrı yazdım.
Pastanın Birleştirilmesi
Hazırladığımız pandispanyamızı mümkünse üç kata bölüyoruz.
Hazırladığımız kek kendinden nemli bir yapıya sahip fakat istenirse şekerli süt yada reçelli su ile ıslatılabilir.
Pastamızın ilk katına beyaz pastacı kreması sürüyoruz frambuazlı prinç patlaklarını serpiyoruz üzerine mevsimiyse frambuazda kullanabilirsiniz.İkinci kata pembe kremamızı sürüyoruz yine isteğe göre frambuaz yada prinç patlağı koyuyoruz.üçüncü katı kapatıp üzerini ister beyaz pastacı kremasını ister pembe pastacı kremasını sıvıyoruz.Ben kalan iki kremayı birbirine karıştırıp öyle sıvadım pembe oldu.Sonra istenirse üzerine rende yaptığımız frambuazlı çikolatayı  yada frambuazlı prinç patlağını serpebiliriz.
Mümkünse bir gece dolapta bekletiyoruz ki krema pastaylşa bütünleşsin.
Yapımı yazmasından daha kolay olmuştu inanın:)))
Deneyip beğenmeniz dileğiyle...

3 Nisan 2012 Salı

MANTAR MÜCVERİ



Bu duygusallığım bahardanmıdır yoksa özlemden mi ?
Yağmurun ardından açan güneşle kırlarda mantar aramayı, sobanın üzerinde pişen mantarları sabırsızlıkla beklemeyi ,çocukluğumu ...ama en çok ta babamı özlüyorum :(
Kırlarda kendiliğinden yetişen mantarların helede kuzu göbeğinin  tadını bilmiyorsanız kendi ellerinizle toplamadıysanız  çok şey kaçırmıştırsınız bana göre...Şimdilerde  marketlerden pazarlardan aldığım kültür mantarını evirip çevirip lezzetlendirmeye çalışıyorum  ama çocukluğumda ki mantarın lezzetini asla bulamıyorum.Ama yinede mantar en sevdiğim sebzeler arasındadır.Haftada  bir gün mutlaka çorba,sote ya da salata olarak soframızda yerini alır.
Bu aralar ise favori tarifim mantar mücveri iddia ediyorum bir kere deneyin sizde çok seveceksiniz...
Hem çok pratik hem lezzetli hem besleyici süper bir tarif.

MANTAR MÜCVERİ
*500 gr kültür mantarı
*2 yumurta
*yarım su bardağı un
*tuz,karabiber
*sıvı yağ
arzuya göre içine taze soğan,maydonoz
Hazırlanışı;
*Mantarlar temizlenir ince ince ay şeklinde doğranır.
*Ayrı bir kapta yumurtalar çırpılır un ilave edilir tuz ve karabiber eklenip homojen bir karışım elde edilir.
*Hazırladığımız yumurtalı harç ile mantarlar güzelce karıştırılır.
*Yağsız tavada orta ateşte mücver şeklinde önlü arkalı pişirilir.
*Sıcak ve ya ılık olarak servis edilir.
Damak tadınıza göre içine ince kıyılmış taze soğan ve maydonozda ilave edebilirsiniz.Ben sade şeklini tercih ediyorum.
Deneyip beğenmeniz dileğiyle...

19 Mart 2012 Pazartesi

Şimdiye Kadar Yedik; Ama Artık Yemezler!

Tarifler, reçeteler, doğal hayat ipuçları falan konuşuyoruz ama sağlıklı yaşam konusunda aklımızı daha çok kurcalaması gereken konu GDO, yani “genetiği değiştirilmiş organizmalar”.

Gündemdeki bu konu hakkında aksiyon almamızı sağlamak isteyen Greenpeace de güzel bir kampanya başlatmış; Yemezler! “Yemezler” ile isteyenler sadece konuşmak yerine, bir imza vererek bu sorunun çözülmesine katkı sağlayabiliyor.

Siz de dilerseniz buradan imza atıp, hala vakit varken GDO’ların ülkemize girmesine engel olabilirsiniz.
www.yemezler.org/?ref=199664

Evet, sadece bir imza atıp kampanyayı paylaşarak et, süt ve diğer gıdalar şeklinde yavrularımızın, ailemizin tabağına koymak zorunda kalacağımız GDO’larla daha güçlü şekilde mücadele edebiliriz. 12 GDO zaten serbestmiş, kalanlarını durdurmak sizin elinizde.

Kampanyaya katılanlar, bir de rozet toplayıp tişört, bardak kazanabiliyor.

Bu arada, bu GDO nedir ne değildir. Tehlikesi neymiş diyenler aşağıdaki videoyu izleyip, paylaşabilir.

#yemezler



Bir bumads advertorial içeriğidir.

29 Şubat 2012 Çarşamba

KREMALI BROKOLİ ÇORBASI

Ne yalan söyleyeyim brokoliyi şimdiye kadar sadece salata olarak yada haşlayıp yoğurtlayarak hazırladım.Evde benden başka kimse yemeyince  annelik iç güdüsüyle başka yollar deneyip mercimek çorbasının içine bile kattığım olmuştur brokoliyi :)Mevsimi geçmeden birde çorba olarak deneyeyim dedim.Beğendin mi derseniz bayıldım diyemem ama sonuçta kötüde değildi.Damak tadıyla alakalı galiba:)
 KREMALI BROKOLİ ÇORBASI
500 gr brokoli
1 adet soğan
1 adet patates(orta boy)
2 yemek kaşığı margarin
100 ml krema 
5 su bardağı sıcak su
tuz,karabiber
Hazırlanışı:
Patates ve soğanı minik minik doğrayalım.
Brokoliyi yıkayıp parçalara bölelim.
Yağı tencereye alıp eritelim içine soğanı ilave edip kavuralım.
Brokoli ve patatesleride ekleyip kavuralım.Tuzunu karabiberini ilave edelim.
Üzerine 5 su bardağı sıcak su ekleyeyip sebzeler yumuşayana kadar haşlayalım.
Blendırdan geçirip pütürsüz hale getirelim  çorbamızı.
Üzerine kremayı ekleyip 10 dk kısık ateşte kaynatalım.
Çorbamız servise hazır...

Not:suyu az gelirse kremayı eklemeden önce sıcak su ekleyebilirsiniz.

21 Şubat 2012 Salı

TEPSİDE LAHANA DOLMASI

 Beyaz Lahana ile yapılabilen çok fazla yemek çeşiti yok.Kapuskası ,dolması ,kavurması ,turşusu birde salatası dışında lahana ile bir yemek yapmış değilim bugüne kadar.Pişerken çıkan koku yüzünden çokta tercih edilen bir sebze olmamasına ragmen aslında kış aylarının en çok tüketilmesi gereken sebzeleri arasında sayılır.Vücutta ki toksinleri attığı için mutlaka bir türlü tüketmemiz gerekir bence.En güzeli çiğ olarak tüketmek sanırım:)hatırlıyorumda çocukken annem lahananın göbek kısmını mutlaka elimize tutuştururdu.Tabi o zaman herşeyin lezzeti bir başka şimdilerde ki gibi değil.Lahanayı çiğ tüketmek bende çocukluğumdan kalma bir alışkanlık olsa gerek:)Ama ben çocuklarımı alıştıramadım bir türlü:(
Bir haftadır dolapta bekleyen lahana ile değişik ne yapabilirim diye düşünüp durdum.Tam dolma yapmaya karar vermiştim ki börek şeklinde tepside yapmak geldi aklıma.Bu şekilde yapan birileri varmıdır bilemiyorum ama ben tamamen doğaçlama yaptım.Dolma dediğime  bakmayın siz sarma derdi felan yok:)Biraz tembel işide olsa çok lezzetliydi.Misafir sofralarında ana yemek olarak bile kullanılabilir.Tabi misafirleriniz lahana seviyorsa:)


TEPSİDE LAHANA DOLMASI
Malzemeler;
  • 1 adet ufak boy beyaz lahana
  • 300 gr kıyma
  • 2 yemek kaşığı(silme)pirinç
  • 1 adet kuru soğan
  • domates salçası+biber salçası
  • sıvıyağ
  • tuz,karabiber,kırrmızı pul biber
Hazırlanışı;
 Lahanayı yıkayıp ince ince doğrayıp tuzlu suda  haşlıyoruz.
Pirinci ılık suda ıslatıyoruz.
Soğanı yemeklik doğrayıp sıvıyağ ile kavuruyoruz.
Kavrulan soğanın üzerine kıymamızı ilave edip kavurmaya devam ediyoruz.
Kavrulan kıymamıza ıslattığımız pirincimizi ilave edip salçasınıda koyup kavuruyoruz.
Tuzunu ve karabiberini ekliyoruz.Bir çay bardağı sıcak su ekleyip ocağın altını kısıyoruz.Bu esnada pirinçlerimizde pişiyor.Suyunu çekince ocağın altını kapatıp ılınmaya bırakıyoruz.
Haşladığımız lahanaların suyunu süzüp bir fırın tepsisinin tabanına lahanaların yarısını döşüyoruz.
Üzerine iç harcımızı güzelce yayıyoruz her yere eşit gelecek şekilde.
Kalan lahanayıda tekrar iç harcın üzerine yayıp düzleştiriyoruz.
Salçalı su hazırlayıp üzerine döküyoruz.
200 derecede ısıtılmış fırında suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
Dilimleyip sıcak servis ediyoruz.
NOT:vermiş olduğum malzeme en küçük boy kare borcama tam geliyor.İç harcına pirinç koymada sadece kıyma ilede  yapabilirsiniz.
Deneyip beğenmeniz dileğiyle...

Rumeli Hisarı'nda Masalsı Bir Aşk Hikayesi!

"Eski aşklar Yeşilçam'da kaldı" lafı klişe olmaya yüz tutmuşken, fırtınalı sevdalar, çekişmeli ilişkiler günümüzde hem magazin basınında hem de yakın çevremizde -buna kendimiz de dahil- karşımıza bolca çıkıyor. Sevgilimizi elimizden almak isteyen dış mihraplar yoğun şekilde çalışırken bize de biricik aşklarımızı elimizde tutmak için yapmamız gereken çok iş düşüyor. Bu konuya nereden geldiğimi açıklıyorum!


8x4 yeni deodorantları Beauty ve Beast için muhteşem bir project mapping uygulaması daha yapmış. Gösterinin hikayesi kısaca şöyle: romantik bir aşk hikayesi kötü niyetli bir ejderhanın tehdidi altına giriyor. Kahraman erkeğimiz çekici kokusunun da yardımıyla güzel kızı kurtarıyor ve hikaye mutlu bir şekilde sona eriyor.

8x4 dünyasını Facebook'tan takip etmek isteyenler; http://www.facebook.com/8x4Turkiye

Bir bumads advertorial içeriğidir.


18 Şubat 2012 Cumartesi

BLOGCU OLMAK VE AÇMA TARİFİ

Dün gece Okan Bayülgen'in proğramında konu kadın blogculardı seyredenleriniz olmuştur mutlaka.Okan'ın ilk defa bir proğramını ilgiyle takip ettim desem yeridir.Blog yazmanın ne kadar özel ve güzel bir iş olduğunu bir kez daha anladım program sayesinde.Blog yazmak nereden aklıma geldi diye düşündüm...Nereden gelmişti sahi? önceleri hergün farklı blogların takipçisiyken bir anda blog yazarı olarak buldum kendimi.İyi kide öyle olmuş.
Geçenlerde bir müşterime(şeker masalından)beni neden tercih ettiniz diye sorduğumda aldığım cevap çok şaşırtıcıydı ''Çünkü blogcusunuz''
Blogcu olmak demek insanların sizi tanıyor güveniyor olması demek mi ?
Aslında çevremde ki çoğu kişi blog yazdığımı bile bilmez benim :)
Öyleyse ne?
Galiba yazmak, içtenlikle samimiyetle sanki karşınızda birisi var gibi yazmak anlatmak...
Yazınızı okuyanın sanki onunla konuştuğunuzu hissetmesi önemli olan.
Blogları sitelerden ayıranda işte tam da bu,
Böylede olmaya devam etmeli bence...
O zaman kaldığımız yerden devam diyelim:)tam bir ay olmuş yazmayalı:)
Bülbülün yeri sevgili Birgül ablacığım nerelerdesin diye sormuş:)geldim ablacığım  işte burada ki sevgililer günü trafiğine takıldı yazılarım:)
Uzun bir aradan sonra biriken tarifleri toparlamam gerektiğini düşünerek ilk olarak Açma tarifinle buradayım bugün.Klasik açma tarifim,çok eskiden beri yaptığım yumuşacık puf puf bir o kadarda lezzetli...Ayrıca çokta bereketli...
AÇMA
  • 2 su bardağı süt(ılık )
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 kahve fincanı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz(tepeleme)
  • 1 paket maya
  • aldığı kadar un
  • üzeri için 1 yumurta sarısı,çörek otu ,susam
Hazırlanışı:
Yoğurma kabının içerisine ılık su ve bir çorba kaşığı şeker ve maya konularak 10 dk bekletilir.Maya burda köpük köpük olmalı.
Daha sonra sırasıyla  içerisine tüm malzemeleri katıp güzelce yoğuruyoruz unu azar azar ekleyip hamurun çok sert olmamasını sağlıyoruz.Sıcak bir ortamda hamurumuzu üzeri örtülü şekilde mayalandırıyoruz .
Mayalanan hamurumuzdan parçalar koparıp şekillendiriyoruz arzuya göre içerisine peynir ya da farklı bir iç harçda koyabiliriz.Şekillendirdiğimiz hamurları tepsiye dizip üzerine yumurta sarısı sürüyoruz.Bu şekildede en az 20 dk tepsi mayasını bekliyoruz.180 derecede önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
Hamurumuzun iyi yoğurulması ,hamurun yumuşak olması ve iyi mayalandırılması püf noktaları bunlar olmazsa açmadan güzel sonuç alamayız.
Deneyip beğenmeniz dileğiyle...

15 Ocak 2012 Pazar

FIRINDA ÇİPURA VE YANINDA SICAK HELVA

Hafta bir gün mutlaka balık pişiriyorum evde.Tam mevsimindeyken bol bol tüketmekten yanayım ama çocuklar balık yeme konusunda  pek isteksiz durum böyle olunca bende mecburen haftada bir gün pişiriyorum.Benim için bayram günü çocuklar için yine mi balık günü:)

FIRINDA ÇİPURA(4 kişilik)
*4 adet deniz çipurası
*2 adet orta boy patates
*1 adet büyük boy kuru  soğan
*4 diş sarımsak
*2 adet kırmızı biber
*sıvı yağ
*tuz
*karabiber
Hazırlanışı:
Temizlenmiş olan balıkları yıkayıp kuruladıktan sonra içini ve dışını yağlayıp tuz ve karabiber serpiyoruz.Fırın tepsimize yerleştiriyoruz.
Soğanları halka halka doğrayıp balığın içine yerleştiriyoruz.
Patates ve kırmızı biberi küp küp doğrayıp sarımsağı rendeliyoruz az sıvı yağ ,tuz ve tane karabiberle harmanlıyoruz.Tepsideki balıkların yanlarına gelişi güzel serpeliyoruz.
Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında pişiriyoruz.


Bu hafta Koskadan gelen bir paket yüzümü gülümsetti.Ben zaten helvayı normaldede çok seven biriyim ama bu sefer ki sıcak helva olunca balığın hemen arkasından sofrada yerini aldı.Koskanın ürünlerini her zaman beğenmişimdir.Sıcak helvasıda çok güzel olmuş kesinlikle tavsiye ediyorum.Aslında sade yemek yerine yanına vanilyalı bir kaşık dondurmayla daha da güzel olacaktır.Sakın paketin minikliğine aldanıp bu bir kişiye ancak yeter diye düşünmeyin çünkü çok yoğun bir tadı var.Üç kişiye rahat rahat yeter bence.Teşekkürler Koska...

10 Ocak 2012 Salı

ÇİKOLATALI CUPCAKE(şeker hamuruyla süslemeye uygun)

Oldum olası tatlıyla aram çok iyidir hatta biraz fazla samimiyiz ,içinde şeker bulunan herşeyi severim desem abartmış olmam sanırım:)şu anda yaptığım işte tam benlik pastalar, kekler ,kurabiyeler ama belli bir zaman sonra artık pişirirken kokusundan doyar hale geliyorsunuz(kendi kendimi kandırıyorum)Cupcakeler yeni ilgi alanımda her seferinde farklı tarifler deniyorum ama içlerinde bir tarif var ki asla vazgeçemeyeceğim klasik çikolatalı  cupcake tarifim.
Gelen maillerde sıklıkla kurabiye ve cupcakelerimin tarifleri istenmekte şeker hamuruyla  ya da kremayla süslemeye uygun cupcake tarifim...

Çikolatalı cupcake(15 adet için)
*3 adet yumurta
*1su bardağından biraz fazla toz şeker(1su bardağı+1/4 su bardağı şeker)
*yarım su bardağı koyu ayran
*100 gr margarin ya da tereyağı
*1.5 su bardağı un
*2 yemek kaşığı kakao(tepeleme)
*1 paket vanilya ,1 paket kabartma tozu
*100 gr bitter küvertür çikolata ya da damla çikolata
Hazırlanışı:
Margarin yada tereyağını eritiyoruz bir taraftada benmari usulü çikolatalırımızı eritiyoruz.
Yağ ve çikolatayı karıştırıp bir karışım elde ediyoruz.
Yumurta ve şekeri  şeker eriyip köpük köpük olana kadar beraber çırpıyoruz.
yoğurdu az suyla karıştırıp koyu kıvamlı bir ayran elde  ediyoruz yarım su bardağı olucak.Yağlı çikolatalı karışımla beraber yumurtalara ekliyoruz.Homojen bir karışım olana kadar güzelce çırpıyoruz.Un,kakao ,vanilya ve kabartma tozunu elekten geçirip ekliyoruz.Bu aşamada mikserle değilde elimizle yavaşça karıştırıyoruz.
*İsteğe göre bu hamurun içine bir adet portakal rendesi ya da ceviz,fındık ekleyebiliriz.
kek karışımını muffin tepsisine ya da tek tek satılan muffin kağıtlarına herbir kalıbın yarısını geçmeyecek şekilde doluruyoruz.170 derecede önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 20 dk da pişiyor.
Fırından çıkardığımız cupcakeleri ister böyle sade isterseniz krema ve şeker hamuruyla süsleyip servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun...

5 Ocak 2012 Perşembe

HEDİYE KURABİYE İSTEYEN


Şeker Masalı'nın nefis kurabiyelerinden istiyorsanız buraya bir tık ...Belkide şans size güler belli mi olur:)))
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...